Kelime-i Tenzîh

 KELİME-İ TENZÎH

(Sübhânallahi ve bi-hamdihi sübhânallahil-azîm). Bu ke­lime-i tenzîh, (Mektûbât Tercemesi) kitâbının 307 ve 308.ci mektûblarında yazılıdır. Bunu, sabâh ve akşam yüz kerre okuyanın günâhları afv olur. Derdlerden kurtulur. Bir dahâ günâh işlemekden muhâfaza olunur.
İmâm-ı Rabbânî hazretleri (Mektûbât) kitâbının 1.ci cild,
275.ci mektûbunda buyuruyor ki: Sizin bu ni’mete kavuşmanız, islâmiyyet bilgilerini öğret­mekle ve fıkh hükmlerini yaymakla olmuşdur. Oralara cehâ­let yerleşmişdi ve bid’atler yayılmışdı. Allahü teâlâ, sevdikle­rinin sevgisini size ihsân etdi. İslâmiyyeti yaymağa sizi vesîleeyledi. Öyle ise, din bilgilerini öğretmeğe ve fıkh ahkâmını yaymağa elinizden geldiği kadar çalışınız. Bu ikisi bütün se’âdetlerin başı, yükselmenin vâsıtası ve kurtuluşun sebebi­dir. [Çok şükr Türkiyede doğru din kitâbı yazmak ve neşr et­mek serbestdir. Müslimânlara bu hürriyeti veren devlete yar­dım etmek, her müslimâna lâzımdır.]
 
TENBÎH: Misyonerler, hıristiyanlığı yaymağa, yehûdîler, Talmûtu yaymağa, İstanbuldaki Hakîkat Kitâbevi, islâmiy­yeti yaymağa, masonlar ise, dinleri yok etmeğe çalışıyorlar. Aklı, ilmi ve insâfı olan, bunlardan doğrusunu iz’ân, idrâk eder, anlar. Bunun yayılmasına yardım ederek, bütün insan­ların dünyâda ve âhıretde se’âdete kavuşmalarına sebeb olur. İnsanlara bundan dahâ kıymetli ve dahâ fâideli bir hiz­met olamaz. Bugün hıristiyanların ve yehûdîlerin ellerindeki Tevrât ve İncîl denilen din kitâblarının, insanlar tarafından yazılmış olduklarını kendi adamları da söyliyor. Kur’ân-ı ke­rîm ise, Allahü teâlâ tarafından gönderildiği gibi tertemizdir. Bütün papazların ve hahamların, Hakîkat Kitâbevinin neşr etdiği kitâbları dikkat ile ve insâf ile okuyup anlamağa çalış­maları lâzımdır.