Nemâzda ta’dîl-i erkân

NEMÂZDA TA’DÎL-İ ERKÂN

 
Nemâzın beş yerinde, ta’dîl-i erkânı, unutmadığı hâlde, bile­rek terk etse, İmâm-ı Ebû Yûsüfe göre “rahime-hullahü teâlâ”, nemâzı fâsid olur. Tarafeyne göre, fâsid olmaz. Lâkin vâcibin kas­den terki dolayısı ile, noksanın cebri için iâde lâzım gelir. Unuta­rak terk edince (Secde-i sehv) lâzım olur. [185.ci sahîfeye bakı­nız!]
Ta’dîl-i erkânın terkinden, yirmialtı kadar zarar vardır:
1- Fakîrliğe sebeb olur.
2- Âhıret ulemâsı, ona buğz eder.
3- Adâletden düşer, şehâdeti makbûl olmaz.
4- Nemâz kıldığı mekân, kıyâmet gününde aleyhine şehâdet eder.
5- Bir kimse, ta’dîl-i erkânsız nemâz kılarken biri görüp söyle­mese günâhkâr olur.
6- O nemâzın tekrâr kılınması vâcib olur.
7- Îmânsız ölümüne sebeb olur.
8- Nemâzın hırsızı olur.
9- Kıldığı nemâzı, eski bez gibi -yevm-i cezâda- yüzüne vurulur.
10- Allahü teâlânın merhametinden mahrûm olur.
11- Allahü teâlâya münacâtda, sû-i edeb etmiş olur.
12- Nemâzın fazla olan sevâbından mahrûm olur.
13- Sâir ibâdetlerin sevâbının verilmemesine sebeb olur.
14- Cehenneme müstehak olur.
15- Câhiller onu görüp, ta’dîl-i erkânı terk etmelerine sebeb olur. Bunun içindir ki, din adamının günâh işlemesi, dahâ çok azâb çekmesine sebeb olur.
16- İmâmına muhâlefet etmiş olur.
17- İntikâlâtda olan sünnetleri terk etmiş olur.
18- Allahü azîm-üş-şânın gazabına dûçâr olur.
19- Şeytânı sevindirmiş olur.
20- Cennetden uzak olur.
21- Cehenneme yakın olur.
22- Kendi nefsine zulm etmiş olur.
23- Nefsini mülevves etmiş olur.
24- Sağında ve solunda olan meleklere eziyyet etmiş olur.
25- Resûlullahı “sallallahü aleyhi ve sellem” mahzûn etmiş olur.
26- Bütün mahlûkata zararı dokunur. Zirâ o kimsenin günâhı sebebine, yağmurlar yağmaz, yerde ekinler bitmez ve vaktsiz ola­rak yağmur yağmış olup, fâide yerine zarar vermiş olur. 

Kitap-Menü