Su içmek âdâbı

SU İÇMEK ÂDÂBI
170 - Su içerken bir solukda içme, üç def’ada iç! Terli iken so­ğuk su içme, uyku arasında su içme, çok su içme! Bunların hepsi­nin vücûda zararları vardır. Bir toplantıda su istendiği zemân, baş tarafdan su vermeğe başla, sağdan dolaş! Peygamberimiz “sallalla­hü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Su içeceğiniz vakt, ayakda içme­yiniz! Vücûdünüze zararlıdır. Yalnız abdestden artan su ve zem­zem-i şerîf ayakda içilebilir.)
171 - Pazar yerinde gezerken kimseyi râhatsız etme! Sokaklar­da sümkürme, kimse ile alay etme! Yürürken ve insanlara karşı yemek yime! Kimse ile kavga eyleme, dostla da, düşmanla da mü­nâkaşa etme! Satdığın eşyâyı geri getirirlerse red etme! Yalan söy­leme! Harâm yime, kimseyi aldatmağa kalkışma!
Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Bir kimse çarşıya girince “Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, le­hül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümît ve hüve hayyün lâ yemû­tü biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okusun, bin günâ­hı afv olur.)
Dükkânını Besmele ile aç ve kapa! Yinecek bir şey aldığın ze­mân, açık olarak tutup eve getirme, bir şeye sar ve örtülü şeklde yi­yeceğini eve götür! Eve gidince, çocukları herhangi bir şeyle sevin­dir! Dükkânına geç git ve erken kapa! [Diğer zemânlarında ilmihâl öğren ve öğret!]
172 - Bir kimse ile yolda arkadaş olursan, onun yürüdüğü kadar yürü. Onunla konuşurken, sağa sola bakma! Ondan ayrılırsan er­kence yanına dön, onu bekletme! Arkadaşın hakkını gözet, onu gücendirme! Nemâzları onunla cemâ’at yaparak kıl. Ayrılırken onunla halâllaş!
173 - Bir hastanın ziyâretine gitdiğin zemân, kapıya varınca, içeri girmeğe müsâade iste! Besmele ile gir, sağ tarafına otur, içeri girince selâm ver, hâl ve hâtırını sor! Hastalığına bir ilâc biliyorsan söyle. Kelime-i şehâdet getirerek ona duyur ve âcil şifâlar dile! Hastanın yanında fazla oturma! Bir ihtiyâcı varsa yap! Ayrılırken kendisine acele sıhhat bulması için düâ eyle!
174 - Cenâzeye yalnız gitme! Mecbûriyet hâsıl olursa, yalnız gi­dersin. Cenâze sâhibine selâm vererek, Allahü teâlâ sabr versin di­yerek teselli eyle! Cenâzenin defni için yardım eyle! Cenâzeyi mev­tânın sağ omuzundan başlıyarak taşı ve yürüyerek git. Cenâzeyi ta­şımak âdâbı (Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında uzun yazılıdır. Pey­gamberimiz, cenâzeye yürüyerek gidip, binerek döndüler. Bunun sebebini sordular, cevâben, (Cenâze giderken melekler de berâber gider, onun için yürümelidir ve bir vâsıtaya binmekden hayâ etme­lidir) buyurdu. [Cenâzeyi kâfirler gibi taşımak, çelenk koymak, res­mini ve mâtem işâretleri takmak günâhdır.]
175 - Âileni güzelce idâre eyle! Tatlı nasîhat ederek, Allahü te­âlânın emrlerini ona öğret! Gusl abdesti almasına, nemâza devâm etmesine çok dikkat et! Her ihtiyâcını, idâresini halâlden te’mîn eyle! Ona harâm lokma yidirme! Onu tarlada, fabrikada çalışdır­ma! Onun kazandığı, onun mülkü olur. Rızâsı olmadan elinden al­mak, sana harâmdır. Âilene kızınca, döğüp seni boşarım gibi keli­meler kullanma ve kahbe dahî deme; ağzına ve gözüne söğme, kâ­fir olursun. Ona rıfk ile muâmele eyle. Onu döğme! Sopa ile hiç kimseyi döğmek câiz değildir. Evine çalgı, içki sokma! Her kadı­nı evine kabûl edip, âilenin zihnlerini tahrîb eyleme! Âilenin sırrı­nı başkasına açma, ondan ödünç para alma!
176 - Evine Besmele ile gir! Eğer zemânın müsâid ise, İhlâs sû­resini oku! Peygamberimiz “aleyhisselâm” buyurdu ki: (Eve girer­ken İhlâs-ı şerîfi okuyan, yoksulluk görmez!) Eshâbdan Süheyl “radıyallahü anh”, Peygamberimizin “aleyhisselâm” bu tavsiyesi üzerine zengin olmuşdur. Eve girerken sağ ayağınla içeriye gir ve selâm ver! Evde kimse yoksa, şu şeklde selâm verebilirsin: “Esse­lâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihîn.” Bununla berâber, bir kerre (Kulhüvallâhü) sûresini ve bir kerre de (Âyetelkürsî)yi okursan evine şeytân giremez. Her neye başlarsan Besmele ile başla! İşe ve yemeğe sağ elinle başla! Yemeğe hep berâber otur. Yemekden sonra, düâ ve (Kulhüvallâhü) sûresini oku! Yemekden sonra bir sâat geçmeyince su içme, vücûda iyi değildir.
177 - Yatağa yatacağın zemân Tebâreke sûresini oku! Peygam­berimiz “aleyhisselâm” buyurdu ki: (Yatarken Tebâreke sûresini okumadan yatma! Zîrâ ölürsen kabrde sana yoldaş olur. Her gece Tebâreke sûresini okuyan kimse, Kadr gecesini ihyâ etmiş gibi se­vâba nâil olur.)
Bir gece Sultân-ı Enbiyâ, hazret-i Âişeye “radıyallahü anhâ” dedi ki, (Yâ Âişe! Kur’ân-ı kerîmi hatm eyle, bütün Peygamberle­ri kendine şefâatçi ve bütün mü’minleri kendinden hoşnud eder­sin.) Hazret-i Âişe “radıyallahü anhâ”: Anam-babam sana fedâ ol­sun! Az bir zemân içinde bunları nasıl yapabilirim? Sultân-ı Enbi­yâ buyurdu ki, (Yâ Âişe, üç kerre “Kulhüvallâhü” sûresini oku. Kur’ân-ı kerîmi hatmetmiş gibi olursun. Bir kerre “Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ cemî’il Enbiyâi velmürselîn” de, bü­tün peygamberler senden râzı olsun. Bir kerre de “Allahümmağ­firlî ve li vâlideyye [ve li-meşâyıhiyye] ve lil mü’minîne vel mü’mi­nât vel müslimîne vel müslimâti el ahyâi minhüm vel emvât” de, bütün mü’minler senden râzı olur. Bir kerre de “Sübhânellahi vel hamdü lillahi ve lâilâhe illâllahü vellâhü ekber velâ havle velâ kuv­vete illâ billahil aliyyil azîm” de ki, Allahü teâlâ hazretleri senden râzı olsun.)
(Tam İlmihâl) 1010.cu sahîfesinde diyor ki, (Çeşidli kimseler, çeşidli cüz’leri okuyunca, hatm sevâbı hâsıl olmaz. Hatmi tek bir kimsenin okuması lâzımdır.) Bunlara, Kur’ân-ı kerîm okumak se­vâbı verilir. Bunlar da istediğine hediyye eder.
178 - Şu sûreleri akşam, sabâh üçer kerre Besmele ile oku ve zevcene, çocuklarına da okut!
1-    İhlâs, (Kulhüvallahü sûresi.)
2-     Muavvizeteyn (ya’nî Kul e’ûzü birabbil felak ile Kul e’ûzü birabbinnâsi.)
3-     Fâtiha-i şerîfe (ya’nî Elhamdülillahi sûresi.)
Bu dört sûreyi akşam, sabâh üçer kerre okuyan, malını, canını, çoluk çocuğunu, bütün belâlardan muhâfaza etmiş olur.
Bunlardan başka (Kulyâeyyühelkâfirûn) sûresini akşam, sabâh okuyan kimse, kendisini şirkden korumuş olur.
Akşam, sabâh bu düâyı okuyan kimse, sihr ve zâlimlerin şerrin­den ve belâlardan emîn olur. Düâ şudur:
“Bismillâhirrahmânirrahîm, bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmi­hî şey’ün fil erdı velâ fissemâi ve hüvessemîul’alîm.”
Sultân-ı Enbiyâ “sallallahü aleyhi ve sellem” hazretleri buyur­du ki, (Hak teâlâ hazretlerinin üç ismi vardır ki, dilde hafif, terâzî­de ise çok ağırdır. “Sübhânallahi vel hamdülillâhi ve lâ ilâhe illal­lahü vallahü ekber velâ havle velâ kuvvete illâbillahil aliyyil azîm.” Bunun her bir kelimesine yüz sevâb verilir.)
Yatağa yatarken ve yatakdan kalkınca ve her nemâzda, [dü­âdan ve salevâtdan sonra], istigfârların en büyüğü olan şu düâyı oku ki, günâhlar afv olur. “Estagfirullahel azîm el kerîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûme ve etûbü ileyh.”
[Dört mezhebin fıkh bilgilerinin inceliklerine vâkıf, derin âlim, Seyyid Abdülhakîm Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyurdu ki: Yatağına E’ûzü ve besmele okuyarak gir. Sağ yan üzerine kıb­leye karşı yat. Sağ avucunu sağ yanağın altına döşe. E’ûzü besme­le ile bir Âyet-el-kürsî oku. Sonra herbiri için besmele okuyarak, üç İhlâs, sonra bir Fâtiha, sonra birer def’a iki Kul e’ûzüyü oku. Sonra üç def’a istigfâr düâsı, ya’nî (Estagfirullahel’azîm ellezi lâ ilâhe illâ hu) oku! Üçüncüsüne (el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh) ilâve et! Sonra on kerre (tevekkeltü alellah ve lâ havle ve­lâ kuvvete illâ billâh) oku! Buna (Kelime-i temcîd) denir. Onun­cusuna (hil aliyyil azîm ellezi lâ ilâhe illâ hu) ilâve et! Sonra, (Al­lahümmagfir lî ve li vâlideyye ve lil-mü’minîne vel-mü’minât) ve bir salevât-i şerîfe ve bir (Allahümme Rabbenâ âti-nâ fiddünyâ haseneten ve fil’âhıreti haseneten ve kınâ azâbennâr bi-rahmeti­ke yâ Erhamerrâhimîn) ve üç veyâ on veyâ kırk yâhud yetmiş is­tigfâr, ya’nî (Estagfirullahel’azîm) ve bir kelime-i tevhîd ya’nî (Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah) oku. Sonra, istediğin tarafa dönerek uyu!] İmâm-ı Rabbânî 174.cü mektûbunda buyu­ruyor ki, kelime-i temcîd okumak cin çarpmasına karşı korur. Büyüklerimiz, cinleri def’ etmek için bunu okurlardı. 174.cü mektûba bakınız! Ey büyüklerin büyüğü Allahım! Muhammed aleyhisselâmın haber verdiği gibi, sana inanıyorum. Beni kabûl et! Beni afv et! Muhammed aleyhisselâm, seni bize haber verme­seydi, bu noksan aklımızla, kendimiz bulmak, seni tanımak şerefi­ne kavuşamazdık. Hayvânlardan aşağı olurduk. Cehennem ateşin­de yanmak cezâmız olurdu. Ey büyük Peygamber! Senin bizim üzerimizdeki hakkın sonsuzdur. Bizi, Allahımızı tanımakla şeref­lendirdin. Müslimân olmak se’âdetine kavuşdurdun. Sonsuz yan­mak azâbından kurtardın. Bunun için, benden sana sonsuz selâm­lar, sonsuz düâlar olsun. Ey büyüklerin büyüğü Allahım! Bu büyük Peygamberi bize tanıtan analarımıza, babalarımıza, hocalarımıza ve Ehl-i sünnet kitâblarını yazanlara ve yayanlara rahmet eyle! Âmîn.
    179 - Hak teâlâyı çok zikr eyle ki, hakîkî kul olasın.
Gece yarısından sonra kılınan teheccüd nemâzı, gündüz kılınan bin rek’atden dahâ fazîletlidir. İki rek’at kazâ nemâzı kılmak da, teheccüd kılmakdan dahâ efdaldir. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Gece uyanınca, şu düâyı okuyan, her istediğine nâil olur: “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr sübha­nellahi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber velâ hav­le velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm.)
180 - Evinden çıkarken (Âyetelkürsî)yi oku! Zîrâ, her işinde muvaffak olur ve hayrlı işler başarırsın. Resûlullah “aleyhisselâm” buyurdu ki, (Bir kimse, evinden çıkarken Âyetelkürsîyi okursa, Hak teâlâ, yetmiş meleğe emr eder, o kimse evine gelinceye kadar, ona düâ ile istiğfar ederler.) Evine gelince de okursan, iki Âyetel­kürsî arasındaki işlerin hayrlı olur ve fakîrliğin önlenir. Önce sağ ayakkabını giy! Sonra sol ayak ile evden, câmi’den çık!
181 - Besmelesiz cimâ’ etme! Araya şeytân karışır. Kurban bay­ramı gecesinde, güneşe karşı, yıldızlara karşı, yemiş ağacı altında, çocuk yanında, kıbleye karşı ve hayz zemânında etme ve horoz gi­bi çabuk etme ve uzun zemân fâsıla verme! Sonra, bevl etmeden önce, gusl abdesti alma! Aç ve susuz iken etme ve tok karnına et­me ve sol yanın üzerine yatarken etme! Evlâ olan iki diz üzere iken etmekdir ve sonra hemen gusl abdesti almakdır.
Evlâda din bilgisi ve islâm ahlâkı öğretirsen, dünyâya ve âhıre­te hayrlı olurlar. İmâm-ı Gazâlî “rahmetullahi aleyh” buyuruyor ki, (Bir kimse cünüb olsa da, gusl abdesti almadan bir nemâz vak­ti geçse, o kimseye ateşden gömlek giydirilecekdir.)
Hamamda çok oturma! Hamamda göbeğin ile dizlerinin arası­nı açma! Erkeklerin ve kadınların, hamâmda da, avret mahallerini açmaları harâmdır ve açan da, bakan da mel’ûndur. 

Kitap-Menü